![]() |
İslamiSohbet.Net/Forum - İslami Forum Sitesine Hoşgeldiniz. | ![]() |
||||||||
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye |
DAVET
Davet, ruh açısından Allah'a sığınmak, ermek anlamına gelmektedir. Kuldan Allah'a sığınma, Allah'tan kula koruma ifade eder. Allah-kul ilişkisinin bir kutbunda aracı olan Allah'ın tayin ettiği mürşid ve onun tebliğ ettiği vahiy var. Aynı ilişkinin diğer kutbunda kulun isyanı veya Allah'ın davetini kabul etmek, Allah'a sığınmayı talep etmek var. Yüce Rabbimiz davetin "Allah'a davet" "Rabbe davet" ve "Rabbin yoluna davet" olacağını açıklıyor. Bu işin hedef bakımından teshilidir. "Ve men ahsenü kavlen mimmen de'a ilallahi ve amile salihan ve kaale inneniy minelmüslimiyn." Fusilet-33 Ben muhakkak ki (üç teslimle) Allah'a teslim olanlardanım deyip, salih amel işleyerek, Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü kim vardır. "Ved'u ila rabbik, inneke le'ala hüden müstekıym." Hac-67 Rabbine davet et. Şüphesiz sen istikamet üzere olan hidayet üzerindesin. "Ud'uilasebiylirabbike." Nahl-125 Rabbinin yoluna davet et. "Ve kul li’ibadiy yekuülülletiy hiye ahsen, inneşşeytane yenzegu beynehüm, inneşşeytane kane lil'insani adüvven mübiyna." İsra-53 Müminlere söyle, inanmayanlara güzel söz söylesinler. Şeytan aranıza fesatlık sokmak ister. Çünkü şeytan insan için açık bir düşmandır. "İzheb ente ve ehüke biayatiy ve la teniya fiy zikriy. İzheba ila fir'avne innehü tagaa. Fekuüla lehü kavlen leyyinen le'allehü yetezekkerü ev yahşa." Taha-42,43,44 Musa sen ve kardeşin ayetlerimle gidin, beni zikretmekte gevşek davran-mayın. Firavun'a gidin, doğrusu o azmıştır, ona yumuşak söz söyleyin. Öğüt dinler veya huşu sahiplerinden olur. Bu ayet-i kerime gereğince davetin azgınlığın zirve noktasındaki bir Firavun'a yapılması çok manidardır. Bu demektir ki Allah tarafından vazifeli olan davetçi, Allah'ın davetini, zaman mekan ve kişi farkı gözetmeden herkese ulaştıracaktır. Allah'ın davetinin hedefi teslim yurdu olan Allah'ın zatıdır. "Vallahü yed'ü ila darisselam, ve yehdiy men yeşaü ila sıratın müstekıym." Yunus-25 Allah, teslim yurdu (olan zatına) na, davet etmektedir. Dilediği kimseyi (davetini kabul edenleri kendisine ulaşan ) Sırat-ı Müstakiyme ulaştırır. Allah bütün insanları ruh, fizik vücud (vech) ve nefs olmak üzere bir üçlü ile yaratmıştır. Ruh açısından davet Allah'ın zatına ulaşmaktır. Fizik vücud (vech) bakımından davet salih amel işleyerek Allah'a kul olmaktır. Nefs bakımından davet 7 kademede tezkiye olmak suretiyle cenneti kazanmaktır. Bu sebeple nara (ateşe) davetin zıtlarından ikisi de cennet ve mağfirete davettir ve sahibi Allah'tır. "Vallahü yed'ü ilelcenneti vel-mağfireti bi'iznih ve yübeyyinü ayatihi linnasi le'allehüm yetezekkerün." Bakara-221 Allah insanları izni ile cennete ve mağfirete davet eder, insanlara ayetlerini (Allah'a ulaşma ayetlerini) açıklar ki nasihat kabul etsinler. "Lehü da'vetülhakk." Rad-14 Allah'ın zatına davet hak davettir. Rabbimiz bu gerçeği şöyle açıklıyor. "Femen kane yercü likaae rabbihi felya'mel amelen salihan." Kehf-110 Rabbine kavuşmak (lika) isleyen salih amel işlesin. "Ve'adallahülleziyne amenü minküm ve amilüssalihati leyestahlifennhüm fiyl'ardı kemestahlefelleziyne min kablihim, ve leyümekkinenne lehıım diynehümülleziyrteda lehüm ve leyübeddilennehüm min ba'di havfihim emna, ya'büdüneniy la yüşriküne biy şey'a, ve men kefere ba'de zalike feulaike hümülfasikuün." Nur-55 Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiş-tir. Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl halifeler kıldıysa onları da yeryüzünde iktidar sahibi kılacak, kendilerini sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra emniyete çevirecektir. Onlar yanlızca bana kulluk ederler bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar kimki bundan sonra küfre saparsa, işte onlar fasık olanlardır. İnsan Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Nitekim Yüce Rabbimiz halife ile aynı kökten bir fiil kullanmak suretiyle ameli salih işleyenlerin Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi olduklarını söyler. Yüce Rabbimiz Muhammed ümmetini, en az belli bir grupla daveti yaşatmakla sorumlu tutar. Böyle bir grubun bulunmaması, toplum için bir yıkım belirtisidir. "Veltekün minküm ümmetün yed'üne ilelhayri ve ye'mürüne bilma'rüfi ve yenhevne anilmünker, ve ulaike hümülmüflihün." Al-i İmran-104 İçinizden insanları Hayra çağıran, marufla emreden ve münkerden sakındıran bir ümmet (grup) bulunsun, işte bunlar kurtuluşa ulaşanlardır. Bu anlamda davetçilerin başında nebiler, onun varisleri olan halifeler ve onlara kendi dönemlerinde bağlı veli mürşidler gelmektedir. Bunlar Allah adına, Allah'a çağırırlar. "Ya eyyühelleziyne amenüsteciy bü lillahi ve lirresüli iza deaküm lima yuhyiyküm." Enfal-24 Ey iman edenler, Resul sizi ebedi hayat için Allah'ın zatına davet ettiği zaman Allah'ın ve Resulün davetini kabul edin. Nebiler, halifeler ve onlara bağlı veli mürşidler Allah'ın daileri (daıllah) dirler. Onlar, Allah'ın daileri olarak, Allah'a çağırırlar. Ve onlar Allah'a giden yolun aydınlatıcı kandilleri ve Allah'a ulaştıran rehberler ve tabi olanların nefsini tezkiye eden mürebbilerdir. "Ve da'ıyen ilallahi ve bi’iznihi ve siracen müniyra." Ahzab-46 Allah'ın izniyle Allah'a davet eden ışık saçıcı ve aydınlatıcı olarak gönderdik. "Ya kavmena eciybü da'ıyallahi ve aminü bihi yagfirleküm min zünübiküm ve yücirküm min azabin eliym." Ahkaf-31 Ey kavmimiz, Allah'a davet edene (Mürşide, Resule) icabet edin ve ona iman edin. Allah günahlarınızı mağfiret etsin ve sizi azaptan korusun. "Ve ya kavmi ma liy ed'üküm ilennecati ve ted'üneniy ilennar. Ted'uneniy liekfüre billahi ve üşrike bihi ma Ieyse liy bihi ılmün ve ene ed'üküm ilel'aziyzilgaffar Mümin-41,42 Ey kavmim! Ben sizi kurtuluşa (necata) çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz. Beni, Allah'ı inkara ve hakkında bilgim olmayan şeyi ona ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi Aziz ve Gaffar olan Allah'a çağırıyorum. Davetin sahibi Allah, aracı nebiler, halifeler ve onlara tabi olan veli mürşidler. Davetin muhatabı ise insandır. Davetin yapılması mesajın muhataba ulaştırılması ile olur. İşin bu kesimi, Nebiler, halifeler ve onlara bağlı veli mürşidlerin görevidir. Çünkü Davetin insanlara ulaştırılması, en ileri anlamda sabır, fedakarlık, feragat, hoşgörü, yumuşaklık, merhamet, yakiyn ve hikmet sahibi olmayı gerekli kılmaktadır. Nitekim Yüce Rabbimiz, hidayete ulaştırıcı imam olarak tayin ettiği imamların, mürşidlerin hepsinin bu vasıflarla mücehhez olduklarını bize yüzlerce ayet-i kerimeyle haber veriyor. Allah'a çağırmak ancak teslimlerden sonraki irşad kademesinde olgunlaşır. Peygamber Efendimiz (S.A.V) için teslimlerinin hepsinin tamamlanması ve Allah'ın tasarrufuna girmek söz konusu idi. Allah'a davet herşeyden önce basiret üzere olmalıdır. Basiret üzere çağırma, hem nebinin, halifenin hem de ona tabi olanların davranışı olmalıdır. Allah'a davette gönül gözünün de önemli bir rol oynadığını Rabbimiz aşağıdaki ayet-i kerime ile açıklıyor. "Kul hazini sebiyli udu ilallahi ala basiyreten ene men effebeniy." Yusuf-108 De ki, ben ve bana tabi olanların basiretle (Allah'ı görerek) Allah'a çağırdığı yol (Sırat-ı Müstakiym) işte budur. Basiret kalp gözünün basar hassasının çalışmaya, yani görmeye başlaması demektir. Burada da Allah'a davet ve Allah'ı görerek davet söz konusudur. Diğer taraftan basiret, geniş anlamıyla gönül gözü demektir. Basiret sahibi, kafa gözü sahibinden farklı bir görüş sergileyen kişidir. O, daima fizik ötesini, yarını ve öteyi görür. Basiret, Kuranda, doğrudan doğruya Allah'tan kaynaklanan bir görüş kudreti olarak tanıtıldığına göre basiret ehli kişi (gönül gözü sahibi), eşya, insan ve olaylara Allah'ın gözüyle bakan kişidir. Çünkü gönül gözüne kumanda eden Allah'tır. Yüce Rabbimiz basiret üzere davetin unsurlarını vermiştir. "Ud'u ila sebiyli rabbike bilhikmeti velmev'ızatilhaseneti ve cadilhüm billetiy hiye ahsen." NahI-125 Sen Rabbinin yoluna hikmet, güzel öğüt ve en güzel cedel ile davet et. "Felizalike fed', vestekım kema ümirt" Şura-15 İşte böylece Allah'a davet et ve emr olunduğun gibi istikamet üzre ol. Bu ayet, davetçi tarafından tebliğin ruhuna uygun bir yaşayışın izlenmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Davet eden kişi temsil ettiği aydınlığı yaşamak durumundadır, işte bunun içindir ki davet et ve emr olunduğun gibi istikamet üzre yürü deniliyor. Dava ve iddia da davet gibi aynı kökten türemiştir. Fakat dava ve iddia, Nara çağıranların davetini oluşturur. Nara davet şeytan ve bağlıların aracı ile gerçekleşen küfrün çağrısıdır ki götüreceği yer cehennemdir. Çünkü Allah'a davetin dışındaki çağrılar, ateş çukuruna götüren çağrılardır. "İnneşşeytane leküm adüvvün fettehızühü adüvva, innema yed'ü hızbehü liyekünü min ashabisse'ıyr Fatır-6 Gerçekten şeytan sizin düşmanınızıdır. Öyle ise siz de onu düşman edinin. O kendi grubunu, ancak yanan ateşin halkından olmaya çağırır (davet eder). “Ve iza kıyle lehümüttebi'u ma enzelallahü kaalü bel nettebi’u ma vecedna aleyhi abaena, evelev kaneşşeytanü yed'ühüm ila azabissa'ıyr." Lokman-21 Onlara Allah'ın indirdiklerine tabi olun denildiğinde, derler ki "Hayır, biz atalarımın üzerinde bulduğumuza tabı oluruz. Şayet şeytan onları yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı? “İnnelleziyne ted'üne min dünillahi ibadün emsalüküm fed'ühüm fetyestecibü leküm in küntüm sadıkıyn." Araf-194 Allah'tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer sadıklardan iseniz hemen onları çağırın da size icabet etsinler. “İn ted'ühüm la yesme'ü du'aeküm, velev semi'ü mestecabü leküm, ve yevmelkıyameti yekfürüne bişirkiküm, ve la yünebbiüke mislü habiyr." Fatır-14 Eğer onları davet ederseniz duaları (davetinizi) işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. Herşeyden haberi olan Allah gibi sana kimse haber veremez. Bu iki zıd çağrının ayrı ayrı evliyası, ayrı ayrı önderleri (eimme) vardır. “Ve ce'alna minhüm eimmeten yehdüne biemrina lemma saberü ve kanü biayatina yükınün." Secde-24 Sabırlarından ve ayetlerimize yakin sahibi olmalarından dolayı onları, emrimizle insanları hidayete ulaştıran imam tayin enik. “Ve ce'alnahüm eimmeten yed'üne ilennar ve yevmelkıyameti la yunsarün." Kasas-41 Biz onları ateşe çağıran imamlar (önderler) kıldık. Kıyamet günü yardım görmezler. Gerçekten bu davetin sonucunda kişi nefsen irşad olur. Bu sebeple Allah bütün insanları irşada çağırmaktadır. Çünkü en fazla sevdiği mahluk olan insanın, dünya ve ahrette mutlu olmasını yani saadet içinde yaşamasını istiyor. Kişi cahil olan nefsinin zulmünden irşadla kurtulmadığı takdirde, ne bu dünya hayatında saadet ve mutluluğa erebilir, ne de ahret hayatında saadet ve mutluluğu tadabilir. “İsteciybü lirabbiküm min kabli en ye'tiye yevmün la meredde lehü minallah." Şura-47 Allah tarafından geri çevrilmesine çare olmayan ölüm günü gelmeden evvel Rabbinizin davetine icabet edin. Rabbimizin davetine icabet etmek için, Allah tarafından bizim için tayin edilen mürşide ulaşmak şarttır. Mürşidin tayini ise Allah'a aittir. Rabbimizden mürşid talebinde bulunan herkese mürşid tayin edeceğine dair Allah'ın garantisi vardır. “Velleziynestacabü lirabbihim ve ekaamussalate ve emrühüm şüra beynehüm ve mimma rezaknahüm yünfikuün." Şura-38 Rabblerinin davetine icabet edip namaz kılanlar, işlerini birbirine danışarak görenler. Bu danışman Rabbimizin bizim için tayin ettiği mürşiddir. Görülüyor ki, başlangıçta Rabbimizin davetine icabet şart. Fakat bunun gerçekleşmesi bir mürşidle olur. Mürşide ulaşmak ise ancak Allah'a hacet namazı ile talebte bulunmakla mümkündür. Ancak unutmamak gerekir ki, ateşe çağıranlar eimmesi de Allah'ın kudret ve iradesi dışında değillerdir. Onlar da Allah'ın izni ile fakat rızası olmayan bir iş yapmaktadırlar. Onları ayrı ve tek başına bir ilah gibi tasavvur etmek tevhid gerçeğine aykırıdır. Nebilerin Allah'a, onlara karşı olanların nara (ateşe) çağırdıklarını, Rabbimiz açıklıyor. Hakk davetin karşısına dikilen aldatıcı çağrı ise bunalım ve hüsran getirir, insanın bunalım noktalarından biri de Allah'a çağıran sesi işitmemek için mücadele vermesidir. Allah'a çağıran sesi işitmemek için kulaklarını tıkamış, başını sarıp sarmalamış olanlar ahret hayatında cehennemin odunudurlar. Körler çarşısında ayna satmaya mahküm olmak ne güç şeydir. |
|
|
|
| fakirr Kullanicisina Tesekkür Edenler: |
Allahamuhtac (3 Hafta önce)
|
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :) |
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
![]() Özel Üye
Üye No: 20126
Mesajlar: 512
Konular: 0
Tesekkür Sayisi: 1
21 Mesajina 22 Kere Tesekkür Edildi REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 99 / 497 |
""Bir yanda Alemlerin Sahibinin ve Peyagamberin daveti..Bir yanda ise Şeytanın daveti..""
Gerçekten güzel bir konuydu..inşallah hak olan davete icabet edenlerden ve davetin esas ve kanunlarını yaşayanlardan olmak dileğiyle..sağolun..
|
|||||||||
|
|
|
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :) |
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
|
|
#3 (permalink) | |||||||||
![]() Özel Üye
Üye No: 29634
Mesajlar: 224
Konular: 0
Tesekkür Sayisi: 3
5 Mesajina 5 Kere Tesekkür Edildi REP Gücü : 1
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ]Aktiflik: 162 / 324 |
Nedense günümüzde şeytanın daveti ağır basıyo Allah cümlemizi ondan ve ona uyanlardan uzak eylesin.
|
|||||||||
|
|
|
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :) |
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
|
|
#4 (permalink) | |||||||||
![]() Üye
Üye No: 27482
Mesajlar: 14
Konular: 0
Tesekkür Sayisi: 0
0 Mesajina 0 Kere Tesekkür Edildi REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi :
![]() ![]() ]Aktiflik: 0 / 37 |
ALLAH razı olsun emeğine sağlık hakikaten harika olmuş vakit ayırmışsın teşekkürler. RABBİM hizmet eri olmayı nasibetsin inş.
|
|||||||||
|
|
|
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :) |
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |