ben dağları yıkılmaz bilirdim yanıldım
ben doslar unutulmaz bilirdim unutuldum
ben hep güzellikler kalıcı bilirdim nasılyanıldım
ben nefsime hakim bilirdim oysa yanıldım
ben küçük çocuktum hep büyümeyi isterdim
ben hiç

ağlamsın gözlerim gülsün isterdim

ben hiç yılları böyle acmasız bilmezdim ki
ben şimdi büyümeyi hiç istemiyorum hayatı tanıdıkça
ben aslında hayata değil insanlara dargınım
ben çünkü hep onları dost sanırdım
ben şim di aynalara bakıp şimdi diyorum hep yanıldım
ben şimdi üzgün ben şimdi mahsun kaldım
ben bazen kendimi kaybeder boşlukta ararım
ben bazen susamışken bedenim allahın zikriyle doya doya kanarım
beni işte bazen alır götürür uzaklara rahmanın zikri
ben işte ozaman kaybolan yılarıma yanarım
ben gözlerimi alamam doğanın güzellik lerinden bakarım enginlere
ben çaresiz , gözler çaresiz, ruh çaresiz, can çaresiz
beni alır götürür bilmediğim bir esinti uzak yerlere
gözler açık ama sanki kapalı kalp atar ama sanki yaralı
ben anladım gerçek dost rahmanı rabbim ve habi bi
ben anladım gerçek güzellik rabbin zikri
ben anladım gerçek hayat rahmanın vadi cennet
ben anladım onu kaznmak için bu dünya gerek